Öne Çıkanlar Türkiye ve dünyaya sunuyor Alanyadaki Orman Yangını Caretta Caretta başkan adayı hasan sipahioğlu alanya belediye başkan adayı hasan sipahioğlu

Bu haber kez okundu.


Emre Şahin konuşmasına Taha suresi 25-28 inci ayetini okuyarak başladı:

“Ey rabbim.

Göğsümü aç, genişlet.

 İşimi kolaylaştır.

Dilimde bulunan düğümü çöz de, anlasınlar beni.”

Şahin, mushaf sıralamasında ikinci sırada yer alan Kur’an’ın en uzun suresi olan Bakara Suresi’nde birçok hadise yer almasına rağmen bu surenin 67 ve 71. ayetleri arasında yer alan ve “Bakara yani inek veya buzağı” olarak bilenen kıssa bu sureye isim olduğunu söyleyerek, kıssanın bizlere, şu anda dünyayı yönetmeyi arzu eden bir millet olan yani Yahudi Milletinin (İsrail oğullarının) geçmişten günümüze aslında değişmeyen hayat algısını, dünyaya bakış açılarını, Allah inançlarının nasıl olduğunu ve onların düştüğü hatalarından bahsederek bizlerinde onların yaptığı hatalara düşmememiz için neler yapmamız gerektiği hakkında ibretlik dersler verdiğinden bahsetti. Ve kıssada genel olarak Rabbimiz Hz. Musa aracılığıyla Firavun’un zulmünden kurtarılmış İsrail oğullarından bir inek kesmelerini emrettiğini ancak onlar bu emri yerine getirmek yerine ayrıntılara dalarak, emri gerçekleştirmemek için Allah’ın elçisine gereksiz sorular sorduğunu söyledi.

 Daha sonrasında Şahin, Bakara Kıssasıyla alakalı Kuran’ı Kerimde yer alan ayetler eşliğinde konuyu anlatmaya devam etti.

Konu ile alakalı ayetler:

 

Hani Mûsâ kavmine, "Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi.

Mûsâ, "Kendini bilmez cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım" demişti. ﴾Bakara-67﴿

 

Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Mûsâ şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası bir sığırdır. Haydi emrolunduğunuz işi yapın." ﴾ Bakara-68﴿

Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Mûsâ şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir sığırdır" dedi. ﴾ Bakara-69﴿"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir. Ama Allah dilerse elbet buluruz" dediler. ﴾ Bakara-70﴿

 

Mûsâ şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o; çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır". Onlar, "İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin" dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı. ﴾ Bakara-71﴿

 

Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Halbuki Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.(Bakara-72)

 

"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.(Bakara-73)

Musa'ya kırk gece (vahyetmek üzere) söz vermiştik. Sonra haksızlık ederek buzağıyı (tanrı) edindiniz.(Bakara-51)(Tûr'a giden) Musa'nın arkasından kavmi, zinet takımlarından, böğürebilen bir buzağı heykelini (tanrı) edindiler. Görmediler mi ki o, onlarla ne konuşuyor ne de onlara yol gösteriyor? Onu (tanrı olarak) benimsediler ve zalimler oldular.(Araf-148)

 

Dediler ki: Biz sana olan vâdimizden, kendi kudret ve irademizle dönmedik. Fakat biz, o kavmin (Mısır'lıların) zinet eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiş, sonra da onları atmıştık; aynı şekilde Sâmirî de atmıştı. Bu adam, onlar için, böğürebilen bir buzağı heykeli icat etti. Bunun üzerine: İşte, dediler, bu, sizin de, Musa'nın da tanrısıdır. Fakat onu unuttu.(Taha-86-87)

 

Andolsun Musa size apaçık mucizeler getirmişti. Sonra onun ardından, zalimler olarak buzağıyı (tanrı) edindiniz. Hatırlayın ki, Tûr dağının altında sizden söz almış: Size verdiklerimizi kuvvetlice tutun, söylenenleri anlayın, demiştik. Onlar: İşittik ve isyan ettik, dediler. İnkârları sebebiyle kalplerine buzağı sevgisi dolduruldu. De ki: Eğer inanıyorsanız, imanınız size ne kötü şeyler emrediyor!(Bakara-92-93)

 

Şahin, İsrail oğullarının buzağıyı tanrı edinmeleri ile ilgili ayetlere de değindi;

 

Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim! Şüphesiz siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için Yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi (kötü duygularınızı) öldürün. Öyle yapmanız Yaratıcınızın katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Çünkü acıyıp tevbeleri kabul eden ancak O'dur.(Bakara-54)
Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Musa'dan, bunun daha büyüğünü istemişler de, "Bize Allah'ı apaçık göster" demişlerdi. Zulümleri sebebiyle hemen onları yıldırım çarptı. Bilâhare kendilerine açık deliller geldikten sonra buzağıyı (tanrı) edindiler. Biz bunu da affettik. Ve Musa'ya apaçık delil (ve yetki) verdik. (Nisa 153)

 

Şahin, Buzağıyı tanrı edinen İsrail oğullarının bu buzağıya karşı oluşan sevginin nasıl oluştuğunu ve bu ineklerin kendisinden yararlanılması için Allah’ın insanların hizmetine sunduğu sayısız hayvanlardan bir tanesi olduğunu söyledi.

 

Şahin, Mısır inanışında buzağı, inek, sığır tasvirleri önemli bir yer teşkil ettiğini. Hz Yusuf’un hak dini Mısır’a egemen kılması ve İsrail oğullarının bu diyara gelmesinden sonra onun ölümüyle başa geçen Firavun’un uygulamalarıyla yeniden eski mitolojik dinlerine geri dönen Mısır’da en önemli mitolojik inek tanrıçası Hathor’a çok büyük bir saygının olduğunu. Ve hak dinden uzaklaşan ve köleleşerek asimile olan İsrail oğullarının Mısırlıların bu mitolojik dininden etkilendikleri söyledi.

 

Şahin, ‘’Hathor’’ hakkında genel olarak şunları söyledi:

‘’MÖ 2700'lere kadar inek/boğa kutsallığı çerçevesinde, 2. krallık döneminde, hatta Akrep Kral döneminde bile (King Scorpion) (King Scorpion MÖ 5000'lere kadar gidebilir) Hathor’a tapıldığı tahmin ediliyor. Hathor, aynı zamanda Ogdoad kozmolojisi denilen antik Mısır yaratılış mitolojisindeki yaratıcı tanrı Ra’nın kızıdır bazı inanışlarda ise karısıdır ve onun gözyaşlarından ortaya çıkmıştır. Hathor aynı zamanda çöl bölgelerinin koruyucusu olarak da gösterilmiştir. (Serabet el-Kadim).Hathor aşk tanrıçası olarak da bilinir. Ayrıca müzik tanrısı olarak düşünürler. Hathor’un çok sayıda ismi vardır. Ancak 3000 yıldan beri en çok kullanılan isimlerinden biri Mehturt’dur (aynı zamanda Mehurt, Mehet-Weret, ve Mehet-uret biçiminde de söylenir) ve “büyük tufan” ya da “büyük sel baskını” anlamına gelir ki bu da “süt gibi yol”a direk bir referans içermektedir. Samanyolu gökyüzündeki bir suyolu gibi görülürdü, bu “göklerdeki Nil nehri”nde güneş tanrısı ve Mısır’a önderlik eden kral yelken açıp giderlerdi. Bundan dolayı, mehturt adı Hathor’un her yıl Nil’in taşıp sel baskınlarına yol açmasından sorumlu olduğu anlamına gelir. Bu adın gösterdiği başka bir şey de Hathor’un çok yakında olacak doğumun bir müjdecisi olarak görüldüğüdür. Amniyo kesesi yırtılıp da doğum suyu akar akmaz, bu çocuğun çok yakında doğacağını gösteren bir belirtidir.

Hathor kültürü, tarih öncesi çağlarda ve kökleri çok gerilere hanedanlık önce kültün gelişmesinde inek şeklinde tasvir edilmişti. Hathor genellikle boynuzları olan inek tanrıça şeklinde resmedilmiştir. Süt veren bu nedenle anneliğin tanrıçası olan Hathor “Her çocuğu koruyan büyük inek” ve “Kadınların kutsal hanımı” unvanlarını almıştır. Sembolik olarak firavunların ilahi annesidir. Teknikte sıklıkla altın bir inek olarak gösterilir. Altın gibi parlar.’’ Dedi.

 

Sonuç olarak Şahin:

 1-Bu kıssanın bize verdiği ilk hisse, gereksiz ayrıntılara dalarak asıl hedefi unutmanın yanlışlığı,

2- Hakiki gündemi sahte gündemle değiştirmemek gerektiğini,

3-En önemlisi de şu anki problemlerimizin çözümünün önünde kalbimize içirilmiş herhangi bir şeyin sevgisinin var olduğunu. Hayatımızda Allah’a karşı kulluk noktasındaki bahanelerimizin (para, mal, mülk, nam vb.) her ne ise ortadan kaldırılması gerektiğini ve Allah’tan başka gönlümüzü neye bağlamışsak o bağın kopması gerektiğini söyleyerek sunumunu tamamladı.

 

Program dinleyicilerden gelen soru faslından sonra sona erdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.